Cover Image
Görüş

Ticaret Yollarında Türkiye'nin Komşuları

Dünyanın en stratejik ticaret yolları Türkiye’nin sınırlarından geçerken, rekabet ve iş birliği fırsatları hiç bu kadar büyük olmamıştı. Kuşak ve Yol’dan Kalkınma Yolu’na, Avrupa Birliği’nin Küresel Geçit Projesi’nden Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’na kadar dev projeler Türkiye'nin ticaretine nasıl etki ediyor? Türkiye, dünya ticaretinde oyun kurucu aktörlerden biri olabilir mi?

Dr. Mustafa ÖZTOP | 1. Sayı 2025
Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Türkiye, son yıllarda yeni ticaret yolları oluşturma konusunda önemli atılımlar yaptı. Bu anlamda tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması kapsamında İstanbul’dan geçen Londra-Pekin hattının ve İstanbul-Tahran-İslamabad demiryolu hattının faaliyete geçmesi, Orta Koridor'a (Londra-Pekin) verilen önem ve Mavi Vatan politikası ile Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru konusunda atılan adımlar, ticaret yollarına verilen önemin göstergeleri olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan dünyadaki mevcut, inşa edilmekte ve proje safhasında olan ticaret yollarına ilişkin gündemler, son dönemde küresel rekabetin öne çıkan gündem maddelerinden biri olmuştur. Bu bakımdan, Türkiye’nin ticaret yollarında hangi aktörlerle ve hangi ticaret koridorları ile muhatap olduğu daha detaylı irdelenmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Çünkü ticaret güzergahları konusunda izlenecek politikalar, ticaret yollarında komşu olan aktörlerle çeşitli iş birliği yaklaşımlarını gerektirdiği gibi rekabet durumlarını da beraberinde getirmektedir. Bu anlamda, Türkiye’nin milli çıkarları ile bölgesel ve küresel barışı önceleyen en stratejik politikayı inşa etmesi gerekmektedir.


Türkiye’nin ticaret yolları açısından komşuları olarak başlıca dört ticaret güzergahı üzerinden değerlendirme yapmak mümkündür. Bunlar; Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi, ABD’nin Hindistan - Orta Doğu - Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), AB'nin Küresel Geçit Projesi (EU Global Gateway) ve Rusya'nın Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru (INTSC) projeleridir. Bu dört proje, Türkiye’nin ticaret yollarındaki varlık ve nüfuzunu etkileme potansiyeline sahip ticaret güzergahlarıdır. Bu bakımdan burada başı çeken Çin, ABD, AB ve Rusya’nın ticaret yollarında Türkiye’nin komşuları olduğu söylenebilir.


Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi


Kaynak: Anadolu Ajansı

Çin’in 2013 yılında büyük yatırımlarla uzun vadeli planlamalar yaparak Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile stratejik bir ticaret yolu ağı oluşturmak istediği görülmektedir. Bu bağlamda, Türkiye’nin ticaret yolları bakımından en yakın ve iç içe komşu olduğu aktör olarak; Çin’in kendini gösterdiği bir tablonun ortaya çıktığı söylenebilir. Çünkü Türkiye’nin, mevcut koridor olarak Londra-Pekin hattı üzerinden Türkistan coğrafyasına, oradan da Çin’e kadar ulaşan hattı ifade eden Orta Koridor’a önem verdiği bilinmektedir. Bu ticaret yolu üzerinde Çin’in etkinliği, Türkiye’nin Çin ile ilişkilerinde karşılıklı bir bağımlılık meydana getirmektedir. Ancak bu bağımlılığın hangi yönde işlediği, iki ülke arasındaki ilişkiler açısından önem kazanmaktadır. Yani Türkiye’nin bu yol üzerinden yeni pazarlara mı ulaştığı yoksa Çin’in pazarı mı olduğu ya da Çin’in ticari emellerine hizmet eden transit bir geçiş hattı mı olduğu üzerinde derinlemesine değerlendirmelere ihtiyaç vardır.

Diğer yandan Türkiye’nin Türkistan coğrafyası ve Avrupa pazarlarına ulaşması ve bu bölgelerdeki ülkelerle ticari ilişkilerini güçlendirmesi bakımından Orta Koridor’un sunduğu fırsatlar dikkat çekmektedir.

Ayrıca Çin’in Türkiye’nin son dönemde gündeme getirdiği Kalkınma Yolu Projesi'ne ilgiyle yaklaştığı değerlendirmeleri yapılmaktadır. Esasen Çin’in, dünyadaki siyasetini ekonomik koridorlar inşa etmeye ve böylece dünyayı bir “pazar” haline getirerek üretim potansiyelini kazanca dönüştürmeye odaklandığı düşünülürse; mevcut ticaret koridorlarını güçlendirecek, ticari akışı hızlandırıp kolaylaştıracak ve alternatif güzergâhlar oluşturacak projelere sıcak bakması gayet tabiidir. Ayrıca Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin önemli bir hattı olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru, Pakistan’ın Gwadar Limanı’na uzanmaktadır. Bu noktada bu hattın Kalkınma Yolu ile entegre olması, Çin için Gwadar limanına gelen ürünleri, Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya hızlı bir şekilde ulaştırmak demektir. Bu durum da, Çin’in dünyadaki ekonomik politikasına katkı sunan sonuçlar üretecek niteliktedir. Yani ticaret yolları, kullanımından kaynaklı geçiş güzergahı olan ülkelere belli ölçülerde getiri sağlayacaksa da Türkiye’nin, ürettiği malları mevcut pazarlara daha hızlı ve ucuz şekilde ulaştıracağı ve yeni pazarlara ulaşım sağlayabileceği güzergahlara odaklanması önceliklidir.


Uluslararası Kuzey – Güney Ulaştırma Koridoru (INSTC)


Kaynak: Shargh Daily

Rusya, İran ve Hindistan tarafından temelleri atılan ve zamanla Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna, Bulgaristan, Türkiye, Umman ve Suriye’nin de katılım sağladığı bu koridor kuzey-güney aksında önemli bir işleve sahiptir. Ancak projenin temellerini oluşturan ülkelerin birbirine olan coğrafi uzaklığı, koridor güzergahında istikrar sağlanması zor olan bölgelerin yer alması ve ABD’nin İran’a yaptırımları nedeniyle bu hat konusunda ihtiyatlı yaklaşan aktörler, INSTC’nin karşılaştığı zorluklar olarak kendini göstermektedir. Mevcut haliyle koridorun işleyen yönü, Türkiye açısından koridorun sunduğu fırsatları sınırlandırmaktadır. Yani koridor üzerinden taşımacılık yapılan güzergâh Türkiye’ye odaklı değildir. Buna rağmen Türkiye, projeye dahil olan ülkelerden olduğu için ülkemize ve Avrupa’ya malların ulaştırılmasında bu hattı ihtiyaç duyduğu ölçüde kullanabilecektir. Diğer yandan Çabahar Limanı'nın Gwadar Limanı'na alternatif olarak değerlendirilmesi nedeniyle Hindistan-Pakistan arasındaki rekabete konu olması ve daha da ötesinde Çin’in Kuşak Yolu’nun Gwadar’ı ve Hindistan-İran-Rusya üçlüsünün öne çıktığı INSTC’nin Çabahar’ı öncelemesi bu hattın siyasi yönelimlerine işaret etmektedir.


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, uzun süren aranın ardından Ağustos 2024’te Bakü’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette Putin’in gündeme getirdiği konulardan birisi de iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmeye yönelik olarak INSTC’nin Azerbaycan ve İran’daki ulaşım hatlarını geliştirme ve güçlendirme oldu. Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından bölgede henüz sona ermeyen istikrarsızlık ve yeni pazar arayışları nedeniyle Rusya’nın bu hattı geliştirmek istediği anlaşılıyor. 


Bu ekonomik koridorun belirleyici ülkelerinden biri Türkiye değildir. Bu bakımdan INSTC, Türkiye için mevcut şartlarda bazı fırsatlar sunsa da bu fırsatların temininde Türkiye’nin etkisi sınırlı görünmektedir.

Bu nedenle Türkiye, Türk dünyası ile ilişkilerini geliştirme potansiyeli yüksek olan ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile entegrasyonu daha kolay olabilecek Zengezur Koridoru üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırmalıdır.

Diğer yandan Zengezur Koridoru, ihtilaflı konuları barındırması nedeniyle Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasını hızlandırmak için anlaşmadan çıkarılmıştır. Bu gelişmenin Zengezur Koridoru’nun faaliyete geçmesini nasıl etkileyeceği henüz belirsizdir. Eğer barış anlaşması hızlanır ve gelişen barış süreci Zengezur için daha makul bir zemin oluşturursa bu koridorun faaliyete geçmesi bakımından olumlu sonuçlar doğurabilir. Diğer taraftan, barış anlaşması süreci bu gelişmeden olumlu anlamda etkilenmez veya barış anlaşması imzalandıktan sonra Zengezur Koridoru iki taraftan da önceliklendirilmezse yeni belirsizlikler ve gecikmeler meydana gelebilir.


Hindistan – Ortadoğu – Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC)


Kaynak: Haber Global

IMEC koridoruna ilişkin gündemler, daha çok ABD-Çin küresel rekabetine ilişkin değerlendirmeleri öne çıkarmıştır. Rusya ve Çin’in katılım göstermediği Hindistan’da düzenlenen G-20 Zirvesi’nde ilan edilen IMEC, Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifine alternatif bir hat olarak konumlandırılmasının yanında güzergahın zorlukları, güzergahın süresini kısaltacak ve projeyi kolaylaştırabilecek Türkiye gibi bir ülkenin pas geçilmesi nedeniyle tartışmaları beraberinde getirmiştir. Yani proje ekonomik hareketliliği geliştirmeye yönelik olmaktan çok siyasi rekabet konularını hareketlendirmiştir.


IMEC projesinin hayata geçirilmesi halinde Türkiye’nin bundan olumsuz etkilenmesi muhtemeldir. Ancak diğer yandan projenin gündeme getirilmesine rağmen hayata geçirilmesindeki zorluklar, Türkiye’ye Kalkınma Yolu Projesi’nde hazırlıkları hızlandırma imkânı sunmaktadır. Kalkınma Yolu, maliyet ve süre avantajları bakımından IMEC’e göre daha tercih edilebilir bir güzergâh olma potansiyelini taşımaktadır. Ayrıca, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım ve bölgeye yaydığı istikrarsızlık, IMEC projesinin risklerini artırdığı gibi Süveyş Kanalı’nın içinde bulunduğu belirsiz durum da alternatif rota arayışlarını güçlendirmektedir. Bu bakımdan Kalkınma Yolu Projesi gibi alternatif rotalara duyulan ihtiyaç katlanmaktadır.


Kaynak: Anadolu Ajansı

Avrupa Birliği Küresel Geçit Projesi (EU Global Gateway)


Küresel Geçit Projesi, AB tarafından Aralık 2021’de lansmanı yapılarak tanıtılmıştır. Zamanlaması ve projeye dair detay verilen bilgilerde, Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne Avrupa Birliği’nin verdiği bir karşılık olarak görülmektedir. Özellikle Çin’in pandemi sürecinde küresel tedarik zincirlerinin işleyişinde öne çıkan baskın rolü, ayrıca Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile Afrika’dan Avrupa’ya ticari alanda artan nüfuzu AB’yi harekete geçirmiştir. Bu anlamda, AB’nin Küresel Geçit Projesi için 2021-2027 yılları arasında 300 milyar euro bütçe kaynağı ayırması projeye verilen önemi göstermektedir. Ayrıca AB temsilcilerinin, Küresel Geçit Projesi’nin dünyada bağımlılık oluşturmaktan ziyade ülkeler arasında sürdürülebilir ve güçlü bağlantılar oluşturarak gençler için yeni bir gelecek inşa etmeye odaklandığını vurgulaması da Çin’e mesaj niteliğindedir. Bunun yanında, proje kapsamında AB’nin ilkeler ve normlar temelinde çevresel standartlara saygılı ve kaliteli altyapıya yönelik akıllı yatırımların destekleneceği belirtilmiştir.

Küresel Geçit Projesi, Türkiye için Avrupa ile ticari ilişkileri güçlendirmek açısından fırsatlar sunduğu gibi Türkistan coğrafyasına ulaşma noktasında ve Çin nüfuzunu kırmaya yönelik fırsat pencereleri açmaktadır.

Ayrıca Türkiye’nin Çin ile ticaretinde Türkiye aleyhine koşullar oluştuğu ve tek taraflı olarak Türkiye’nin Çin için önemli bir pazar haline gelmekte olduğu tartışmaları bağlamında, Türkiye’nin Küresel Geçit Projesi’ni dünya çapında kendi ticaret yolları ağını inşa ederken faydalandığı bir çerçeveye dönüştürmesi önemlidir. Bu durum, Türkiye’nin dünya ile ekonomik entegrasyonunu hızlandırabileceği gibi, tek taraflı değil, karşılıklı ticareti öne çıkaran ortaklarla iş birliğini de destekleyecektir. AB tarafından sağlanacak finansman ve AB’nin Ukrayna Savaşı nedeniyle Türkistan coğrafyasına ulaşma ihtiyacının artması, Türkiye’nin Küresel Geçit Projesi’ndeki önemini artırmaktadır. Bu anlamda, Türkiye’nin konumunun sağladığı fırsatları, dünyada iki önemli ticari aktör olan Çin ve AB’nin rekabetinden doğacak fırsatlarla birleştirerek aksiyona dönüştürmesi mümkündür.


Türkiye'nin Koridor Stratejisi


Dünyadaki ticaret yolları üzerinden gelişen ekonomik rekabette Türkiye, gerçek komşularını iyi analiz etmelidir. Bu noktada Türkiye’nin iş birliği ve rekabet içinde olacağı aktörlerin başında Çin, ABD, Rusya ve AB gelmektedir. Türkiye bu rakipleri arasında dünya ile ekonomik etkileşimini en üst düzeye çıkaracak bir denge kurmak durumundadır. Bu alanda belli bir nüfuz kazanmış ve karşılıklı ticaretinde aleyhine bir tablo olduğu anlaşılan Çin ile ticaret yolları politikasında mevcut gidişatı tersine çevirecek politikalara yönelmelidir. Bu bağlamda, Çin’in gerisinden gelerek Çin’e karşı önemli adımlar atmaya çalışan AB’nin Küresel Geçit Projesi’nde, AB ile karşılıklı çıkarlara odaklı ticari ilişkilerini geliştirmeye ve projedeki konumu itibariyle var olan önemini maksimize etmeye odaklanmalıdır. ABD’nin başını çektiği IMEC projesini de Kalkınma Yolu projesini daha hızlı sonuçlandırmaya yönelik itici bir güç olarak ortaklarına yansıtmalıdır. INSTC konusunda ise Türkiye üzerinden taşımacılığın arttığı ve Türkiye’nin ürettiği ürünleri ulaşmak istediği pazarlara ulaştırması bakımından koridorun gelişmesine yön vermeye çalışmalıdır. Muhatap olduğu İran, Rusya ve Hindistan gibi aktörler nedeniyle Türkiye bu koridorda beklediği karşılığı bulamayacaksa, ticaret yollarına ilişkin politikalarında kendisinin daha merkezde olduğu koridorların inşasına ve işlemesine odaklanmalıdır. Diğer yandan Çin-Pakistan’ın Gwadar, Hindistan-Rusya ve İran’ın Çabahar Limanı’nı tercihlerini Türkiye göz ardı etmemelidir.

Türkiye, bölgede istikrar sağlayan en önemli aktör olmasından hareketle ticaret yollarında iş birliği içinde olduğu aktörleri artırmalı, ticaretini geliştirmeli ve pazarlarını çeşitlendirmelidir.

Hasılı, Türkiye için alternatif ticaret yolları inşa etmek dünya ile ekonomik etkileşimini artırması bakımından önemlidir. Ancak daha da önemli olan Türkiye’nin Çin gibi aktörlere bağımlı olmadan, bağımsız ekonomik politikalar geliştirebilme kabiliyetini güçlendirecek ticaret yollarını inşa etmesidir. Bunun yanında Türkiye’nin katma değeri yüksek ürünleri ihraç etmeye yönelik ticaret yollarına odaklanması ve ithal ettiği ürünler konusunda tek taraflı bağımlılık oluşturmak isteyen aktörlere karşı hazırlıklı olması gerekmektedir. Koridorların genellikle bir uç noktası Hindistan ya da Çin olmaktadır. Bu noktada Türkiye, yakın iş birliği içinde olduğu Pakistan ve stratejik bir konuma sahip Afganistan gibi ülkelerle ticaret yolları inşa etmeyi ve bu ülkelerle ticaretini güçlendirmeyi ihmal etmemelidir.


Referanslar


1 https://www.aa.com.tr/tr/analiz/kalkinma-yolu-projesi-umut-veriyor/3317669

2 Uluslararası Kuzey-Güney Taşımacılık Koridor, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı, 2019. https://ticaret.gov.tr/blog/ulkelerden-ticari-haberler/iran/uluslararasi-kuzey-guney-tasimacilik-koridoru

3 https://aric.adb.org/initiative/international-north-south-transport-corridor

4 https://www.trthaber.com/haber/dunya/rekabetle-cikarin-kesistigi-liman-cabahar-857707.html

5 https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/putinin-aliyeve-teklifi-42509557

6 https://www.aa.com.tr/tr/dunya/azerbaycan-ve-ermenistan-ulasim-hatlarinin-baris-anlasmasi-sartlarindan-cikarilmasinda-anlasti/3298724

7 https://www.dw.com/tr/abden-%C3%A7inin-i%CC%87pek-yoluna-rakip-proje-global-gateway/a-59987903